Mazarin
Giulio Mazarini veya Jules Mazarin. İtalyan asıllı Fransız kardinali ve devlet adamı, 1602’de Pescina’da (İtalya) doğdu, 1661’de Vincennes’da (Fransa) öldü.
Fransa’da krallık yönetimini güçlendirdi. Mazarin kibar, sevimli ve güleryfızlü bir adamdı. Fransa’da halkın hiç tutmadığı bu bakan, kendisine «küstah derebeyi», «Sicilya haydudu» diye hakaret eden düşmanlarının sözlerini duymazlıktan gelirdi. Gerçekte ise görünüş olarak yumuşak karakterliydi. Nitekim Büyük Condé, kardinalin kurnaz zekâsının kurbanı oldu: Mazarin onu bir gün, gayet nâzik bir şekilde Louvre sarayına dâvet etti. Condé, hiç şüphelenmeden davete gitti ve orada, muhafız komutanı, kendisini tutukladı. 1643’te başbakanlığa getirilen Mazarin, hükümdarı genç XIV. Louis’yi büyük bir ihtimamla siyasal bakımdan eğitti. Güneş-Kral’ın kudretli iktidarı, Kardinalin öğretiminin iyi sonuç verdiğini gösterdi. XIV. Louis’nin Ispanyol prensesi Marie-Thérèse ile evlenmesini de sağlayan Mazarln, ölünceye kadar başbakanlıkta kaldı.
Dördüncü Murat
On yedinci OsmanlI padişahı, 1612’de İstanbul’da doğdu, 1640’ta aynı yerde öldü.
Müstebit hükümdar olmakla birlikte devrindeki anarşiye son verip devlet idaresine hâkim oldu ve zaferler kazandı. IV. Murat, 1623’te henüz on bir yaşındayken tahta çıktı. Saltanatının İlk on yılında devlet işleri annesi Kösem Sııltan’la zorba yeniçeri ağalarının ellerinde kaldı. Koskoca imparatorluk anarşi içindeydi. İsyanlar, zorbalık, rüşvet almış yürümüştü. Bağdat, Iran’lıların eline geçmişti. Murat, yirmi bir yaşında işlere hâkim oldu. Çok sert ted-birlerle düzeni sağladı. Söylentilere göre elli bin zorbayı öldürttü. Kahvehaneleri, meyhaneleri kapattı; içkiyi, tütünü yasak etti. Celâli isyanını bastırdı, iran’ltları iki kere yendi; önce Erivan kalesiyle Tebriz’i, sonra Bağdat’ı aldı. Bu iki sefer sırasında, yolda nüfuzlarını kötüye kullandıklarını öğrendiği beylerle şeyhlerin boynunu vurdurdu. Bu arada bazı suçsuzları da öldürttü. Devrin ünlü şairi Nef’i’yi de hiciv yazmayacağına dair kendisine verdiği sözü tutmadığı için boğdurdu.
Üçüncü Selim
III. Selim, Yirmi sekizinci Osmanlı Padişahı, 1761’de İstanbul’da doğdu, 1808’de aynı yerde öldü.
Devlet adamı olarak çağının değişikliklerini anlayıp, Osmanlılarda ilk büyük reforma girişti. Yeniçerileri kaldırmak istedi. III. Selim, 1789’da tahta çıktığı zaman ülkenin durumu çok karışıktı. Rusya Kırım’ı, Avusturya Belgrad’ı almıştı. Fransa’da ihtilâl olmuştu. III. Selim. Batı’daki gelişmelere ayak uydurabilmek ve düşmanlarla başa çıkabilmek İçin, memlekete ve devlete yeni bir düzen getirmek istedi. Bu amaçla Nizam-ı Cedit adı altında yeni bir askerî sınıf kurdu. Birçok kurumda yenilikler ve değişiklikler yaptı. Ama çevresinde reformları gerçekleştirecek çapta devlet adamları yoktu. Üstelik 1798’de Fransızlar Mısır’a çıkarma yapmış, 1804’te Sırplar ayaklanmıştı. Rusya da Osmanlı Devletine savaş açınca, ordunun cepheye gitmesinden yararlanan yenilik düşmanları ayaklandılar. Kabakçı Mustafa isyanı denilen bu olay sununda III. Selim tahttan indirildi ve Topkapı sarayında yeniçeriler tarafından öldürüldü.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder